25 Şubat 2017 Cumartesi

Beni Hatırladın mı? - Sophie Kinsella


Bir sabah uyansanız ve hayatınız kusursuz olsa?
Lexi, berbat bir trafik kazasının ardından hastanede gözlerini açıyor. Ona göre sene 2004. Kendisi yirmi beş yaşında ve çarpık dişli biri. Felaket bir aşk hayatına sahip. Ancak, her ne kadar inanamasa da, öğreniyor ki, sene aslında 2007 -Lexi artık yirmi sekiz yaşında, dişleri inci gibi ve çalıştığı departmanın da patronu olmuş; üstelik de evli! Hem de yakışıklı mı yakışıklı bir milyonerle! Rüyalarındaki hayata aniden nasıl iniş yapıverdi böyle acaba? 
Romantik komedi tadında bir kitap ile geldim.Sophie benim uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı.İlk başta Alışverişkolik serisini merak ediyordum ama elime ilk bu geldi.Birde bu kitabı diğerlerine göre daha az seviliyor biraz da ondan ilk bunu okumak istedim.Şimdi ise bütün kitaplarını okumak istiyorum.

Başta da dediğim gibi romantik komedi kitabı.Akıcı,komik merak uyandırıcı acaba sonu nasıl olucak nereye bağlanacak diye.Fantastik ya da distopyaları bir an önce bitirmek isterim okuma günü uzarsa sürünür gibi gelir.Ama bu kitapta öyle olmadı izlediğim diziye kaldığım yerden devam etmek gibi bir şeydi.

Kitaptaki Lexi karakteri ile sizde affallıyorsunuz noldu nasıl oldu her şey,acaba bu bir rüya mı diye.Sonra yine Lexi ile muhteşem görünen rüyanın gerçek olduğunu öğreniyoruz ama gerçekten göründüğü gibi muhteşem mi her şey.
Kapağı da çok çirkin keşke bu kapak olsaydı.

Evet bana da her şey başta o kadar güzel geldi ama okudukça yok ya bir hata olmalı hiç güzel mutlu değil ki demeye başladım.Hele ki kocası bir süre sonra onu dövmek istedim nesin sen okul müdürmü ? "Onun yeri orası mı hayatım ?" ,"Ayakkabılarını yerine koymamışsın " benim evim lan burası sana mı sorucam :D Lexi'yi bilmem ama ben onun başına iykin böyle bir şey gelmiş diyorum hayatın resmen ikinci şansı gibi bir şeydi.Spoiler vermeden konuşmaya çalışınca böyle oluyor neyi nasıl kıvırsam diye kıvranıyorum :) Kitapta öyle güzel alıntılar var dı ki yazmak istemiyorum okurken sizde benim gibi gülün eğlenin ilk keşfeden olun hatta ben sırf bu yüzden alıntıları pek okumam.

Her şeyden sıkıldınız mı okuduğunuz kitaplar tat vermiyor mu biraz daha eğlenceli film tadında şeyler mi istiyorsunuz bu yazar tam size göre.Ben şahsen bayıldım ya böyle daha çok yazar keşfetmek istiyorum.Ha bir de kitapta cinsellik yok denecek kadar az,bir çok genç yetişkin kitabını bu yüzden okumak istemiyorum hem bazen annemle beraber okuyoruz, hem de bana fazla geliyor.Bana hep tarihi aşklara uygun gibi geliyor orada okumuştum ilk ki oda normaldi yine,diğer kitaplarda olduğunu bilmiyordum bazılarında ise sürekli ve ayrntılı,tamam aşkınızı yaşayın ama ayrıntıya girmeyin anlatma diyesim geliyor :)Bunda da var ama üstün körü ya da zaman zaman laf arasında o olayı çok sevdim.Bir çok genç yetişkin kitabını bu yüzden okumak istemiyorum hem bazen annemle beraber okuyoruz, hem de bana fazla geliyor ne biliyim.Umarım diğer kitaplarını da çok severim ^^
Puanım 5/5

22 Şubat 2017 Çarşamba

Haftanın Filmler #7


Bu ay sanırım daha az film izliyorum az dediğimde on on beş filandır.Haftanın bir kaç gününü dizilere ayırınca öyle oldu.Yine tabi ki imdb listesini eritmeye devam bu hafta da çok kaliteli filmler izledim.

  • Can Dostum 1997
Sorunlu ama zeki bir genç ile sabırlı bir psikologun dostluğunu konu alan bir film.Eski zaman filmi olduğundan mıdır nedir film çok samimi doğal bir film.Rahmetli Robin Williams ile Matt Damon çok farklı bir ikili olmuş.Daha çok Robin Williams filmi izlemeye karar verdim bu filmden sonra sanırım hiç izlememişim denebilir.Aslında bu filmi yanlış zamanda izlemişim tam sonbahar filmi afişinden de belli zaten.Filmi gerçekten beğendim eski film olması buna etken ama güzel bir filmdi.
  • Gizli Dünya 2015 
Kutu şeklinde bir odaya tutsak edildiğinizi düşünün.Sadece bir penceresi var.Ve siz bu kutu da çocuğunuzu büyütmek zorundasınız.İnsanın içi ürperiyor filmin konusuyla.Filmin ilk yarısı gerçekten çarpıcı derecede güzeldi ama ikinci yarısı daha çok psikolojik ve daha yavaş ilerledi.Yavaş ilerlemesi sorun değil ama daha derin psikoloji olabilirdi.Ben bu filmi nedense Hugh Jackman'in oynadığı Tutsak filmi ile kıyasladım o bana daha çarpıcı geldi.O filmde daha çok psikolojim alt üst olmuştu.Bu filminde sonu güzeldi beğendim.
  • Onur Savaşı 2012
Çevresi tarafından sevilen,saygı duyulan bir insanın hayatı bir anlık iftirayla nasıl alt üst olur psikolojisi nasıl olur işte bu film bize bunu gösteriyor.Senaryo çok rahatsız edici ama bir o kadar da gerçekçi.Oyunculuk desen o da çok iyiydi.İnsanın kendi içinde verdiği savaş,çevresindekilere kendini anlatmaya çalışması aslında doğru bir şey yaparken bir anda cehennemi yaşaması ve çarpıcı son.Ağır ilerleyen bir film içinde aksiyon yok tam anlamıyla dram filmi.Film öyle ki iki tarafa da kendinizi koyuyorsunuz kendiniz de işin içinden çıkamıyorsunuz.Her iki taraf için acaba benim başıma gelse ben ne yapardım sorusu insanın beynini kemiriyor.Bilmiyorum öyle bir filmdi işte,çok da iyiydi.

19 Şubat 2017 Pazar

Aklımda Deli Sorular / Mim Yazısı

Hazır vaktim varken ve aklımdayken mimi yapıyım dedim sonra unutmamak adına.Son zamanlarda unutkanlıkla başım dertte olunca.Beni aklımda deli sorular mimine sevgili İlkay ile Sümeyye etikeletmiş,ikisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum *.* Onların yazılarına da ulaşmak isterseniz isimlerinin üstenebir tık tık yeter.

1)Almaktan vazgeçemediğin bir şey var mı?


Benim almaktan vazgeçemediğim ,görünce dayanamayıp ama bende böylesi yok almalıyım diye düşündüğüm şey kupalar.Resimdeki gördüğünüz mutfaktaki kupa dolabım :) Bende biraz istifçilik var ama en çok biriktirdiğim şey kupa.Arada desenli cam bardaklar da yok değil süt bardakları özellikle :D

2)Büyük, kocaman bir acı hissettin mi?

Çok şükür öyle büyük bir acım olmadı.Ama geçenlerde kafamı kalorifere vurdum çok acımıştı hala da acır :)

3)Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı?

Annemin altın günü yok olmadı da şimdiye kadar ama normal bir gününde hatta yakın zamanda başıma gelen şeyi anlatıyım.Misafirlikteyiz masada yemek yiyoruz işte ben tam sandalyeye oturacağım pat kendimi yerde buldum.Sandalye kırıldı :D Eskinin portatif açılıp kapanılan sandalye eskidi mi vidası mı çıktı ne oldu kırılıverdi.Hatta ondan öncede dedemlerde de aynı şey başıma gelmişti yerçekimine bayılıyorum karşı gelmem imkansız :D 

4)Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin?

Hmm... Özel bir yeteneğim olsaydı bilgisayar sevdamı daha üst boyutlara taşıyarak hacker olmak isterdim.Arrow 'daki Felicty gibi.Bilgisayarlardan anlıyorum ama internet daha riskli bir şey yedek bir bilgisayarım daha olsa denerim sanırım elimdekini kaybetmemek adına uzak duruyorum.Sanırım Arrow'u izlemem ve  Felicty karakterini ayrı bir sevmem bunda etken.

5)"Etraf ne der" diye düşünmeden hareket edebilir misin?

Etraf önce kendine baksın.

6)Hangi mevsimi seversin?

Kışın kazak,bere giymeyi karda yürüyüş yapmayı,camdan karı seyretmeyi severim, ilkbarın ilk ışıklarını,ağaçların tomurcuklanmasını mayıs papatyasını severim ,yazın denizi seyretmeyi,sahilde yürümeyi,balkonda çiçeklerle beraber beş çayını,salıncakta uyumayı severim, sonbaharda yaprakların turunculuğunu,rüzgarda çıkardıkları hışırtıları,eylül yağmularını severim kısacası ben dört mevsimi seviyorum hepsini ayrı ayrı.

7)Blog yazmak sana ne kattı?

Öncelikle bir kaç senedir isteyip de sürekli yapmaktan kaçındığım şeyin ilk adımı oldu blog açmak.Benim çevremde annemden başka kitap okuyan yok.Blog sayesinde bir çok kitap dostları tanıdım kitaplar hakkında yorum karşılıklı yorum yapabileceğimiz.Oldum olası blogları sevmişimdir zaten artık benim de bir blogum var :)

8)En sevdiğin dizi, film, animasyon ve kitap hangileri?

Sanırım bu sorunun cevabını çoğul olarak vereceğim
En sevdiğim dizi bitenlerden söylersem Breaking Bad, House M.D.,Battlestar Galactica,Fringe,Prison Break büyük bir keyif alarak izlediğim diziler.

Şuan için devam eden diziler olarak da Game Of Thrones,Pretty Little Liars bu sene final yapacak ne yazık ki,The Big Bang Theory çok şahane bir dizi ya biriktirip izliyorum ama dayanamayacağım sanırım artık 5.sezondan kaldığım yerden devam edeceğim.The Originals'da son zamanlarda favori dizilerim arasında ingiliz aksanlı köken vampirler daha ne olsun :)

En sevdiğim film tabi ki de Leon.İki üç seneye bir açar izlerim her sahnesini bilmeme rağmen ilk seferki gibi hissederim.Evet en sevdiğim film bu ama bir kaç tane daha sıralasam bir şey olmaz sanırım :) Pardon türk komedisi,bayılıyorum bu filme Rasim Öztekin,Ferhan Şensoy on numara ya kaç kere izledim hatırlamıyorum.İnception var bir kaç kere izledim yine olsa izlerim.Bir Rüya İçin Ağıt off bu film var ya şarkısı olsun yönetmenin çekimi olsun aklıma kazınmış bir film.Ve tabiki son olarak The Lord Of The Rings serisi bir gün kitabını da okurum inşallah.

En sevdiğim animasyon sanırım kendimle de özleştirdiğim Garfield :D

En sevdiğim kitapları geçeceğim her sene değişiyor ne yazık ki.

9)Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi?

Hayır hatta tam tersi yönündeyim, hayallerime artı sonsuzluk dersem bende eski sonsuzluktayım.

10)Gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi?

Sanırım ben bunu yaptım ya küçükken,tam net hatırlamıyorum nasıl olduğunu ama yaptığımı hatırlıyorum.

Ne kadar çok soru varmış..Sanırım bir çok kişi yaptı kimi etiketlesem Kağıt Salıncak seni seçtim pikaçu yaparsan seni etiketliyorum :)


17 Şubat 2017 Cuma

J.K.Rowling'den Efsane Cevaplar

Nasıl nereden denk geldim bilmiyorum ama böyle bir haberle karşılaştım,yapılan şeyler kötü ama bu durum karşısında J.K.Rowling'in cevapları çok iyi.Kapak misali bende sizlerle paylaşmak istedim.


Donald Trump,başkan seçildi seçilmesine ama gerek ülkesinde çıkan olaylar gerek müslümanlara gösterdiği düşünce ve tutum,gerek kendisine bir çok benzeyen kişinin çıkması sosyal medyada gündemde olan konular.Olay şu ki Trump'un müslümanlara karşı düşünce ve tutumları biraz katı.Rowling de bu ayrımcılıktan bizim kadar rahatsız ve başından beri eleştiriyordu.Yine Trump'un müslümanlara karşı aldığı vize yasağını sert bir dille eleştirmesi sonucu Trump yanlıları J.K.Rowling'i adeta topa tuttular.Tabi ki sosyal medyadan bir tek bizlerde var bu durum diyordum meğer onlarda da varmış.Hatta bunla kalmayarak Harry Potter kitaplarını ve dvdlerini yaktılar.Birde bunu marifetmiş gibi Rowling'in twitter hesabına duyurdular.Ama bizim Rowling dururmu yapıştırmış cevapları iyi de etmiş.

İsmi gizlenmiş bir okur: 17 yıldır hayranın olmama rağmen az önce tüm Harry Potter kitaplarımı yaktım. Felsefe Taşı okuduğum İLK kitaplardan biriydi. Bu şekilde olması gerektiği için üzgünüm… Beni utandırdın ve tiksindirdin. Yazdıklarını bir daha asla okumayacağım.

J.K. Rowling: Sanırım dedikleri şey doğru: Bir kızı otokratların yükselişleri ve düşüşleriyle ilgili kitaplara yönlendirebilirsin, ama düşünmesini sağlayamazsın.

İsmi gizlenmiş bir okur: Yahoo’da bu makaleye denk geldiğim için memnunum. Şimdi hem kitaplarını hem de DVD’lerini yakacağım.

J.K. Rowling: Eh, DVD dumanı zehirli olabilir. Ayrıca paran hâlâ bende. O yüzden hiç durma, hatta benim çakmağımı ödünç alabilirsin.

Tabi bu mesajlar dışında destek veren çok fazla kişi var.Bunlar sinek küçüktür ama mide bulandırır hesabı.Rowling de en son destekçilerine hemde küçük sineklere mesaj yollar.
Bana sevgi dolu mesajlar gönderen herkese teşekkür ederim. Sayıları kötü olanlardan çok çok daha fazla. Şimdi gidip yeni çıra üretmeye kaldığım yerden devam ediyorum…Aslına bakarsanız gelecekte kitaplarımı çifter çifter satmayı düşünüyoruz. Büyüyü seven ama ahlakî mesajlardan hoşlanmayanlar için “birini oku, birini yak” kampanyası. 
Bu lafı çok hoşuma gitti yeni çıra üretmeye kaldığım yerden devam :) Yazık gerçekten çok yazık kitap yakmak nedir? Kaçıncı yüzyıldayız kitap okumak isteyip de alacak parası olmayan çok insan var ya ver birine ya da garaj pazarında sat hiç değilse cebin dolar böylece protesto etmişliğinle kalıyorsun.

15 Şubat 2017 Çarşamba

Kan ve Yıldız Işığı Günleri - Laini Taylor


Keşke buraya seriyi bitirdim çok mutluyum yazabilseydim ama öyle olmadı.Üçüncü kitabı okumamaya karar verdim.Kapağını adını en çok sevdiğim o olmasına rağmen.Bu durumdan kitaplar mı sorunlu tabi ki hayır.Klişe olucak ama sorun onlarda değil bende.Tamam melek sevmiyormuşum filan dedim ama kitaba yaratılan dünyaya da ısınamadım.Olmadı ilişkimiz yürümedi.Kitabın kurgusu yaratıklar olaylar filan çok güzel ama işte ben keyif almadım okurken.

Bu olayla da ders almış oldum.Artık seri şeklinde almayacağım kitapları.Çok çok emin olup seveceğimi düşündüklerim ayrı ama emin olamadıklarımı herkes okudu ok beğendi popüler kitaplar haydi sepete yapmamayı düşünüyorum.Uyumsuz serisinde de öyle oldu ikinci kitaptan sonra yok olmadı okuyamadım.Eskiden olsa iki seriyi de bitirmek için kendimi zorlar ayda bir kitap okuyacak moda kadar düşer sonra şu reading slump olurdum.Artık çok şükür öyle bir şeyim yok atlattım.
Okunacak bir sürü kitap ve ben okumayı mecbur olduğum için değil keyif aldığım için yapıyorum değil mi neden kendime eziyet ediyim ki.Sonra eserse tekrar okumayı denerim.Yoksa da ukitap olur sahaf olur bir şekilde takas yaparım.

Kitap yorumuydu değil mi bu ben kendimi kaptırdım neyse kitaba dönelim.İkinci kitap ilk kitaba göre sanki daha hareketliydi.Dışlanmalar sonra birlik olmalar filan güzeldi yani.Bir süre sonra aynı şeyler tekrarlanıyor gibi gelse de iyiydi.Bu türü,melekleri sevenler farklı bir şeyler denemek isteyenler için güzel bir tercih bu seri.Oluşturulan dünya ,yaratıklar filan farklı.Yazar da pembe saçlıymış bu arada karakteri de mavi saçlı ikisi de ayrı bir hoş.Cart pembe hali değilde böyle biraz solmuş akmış hali o kadar güzel ki iyi cesaret :)

Puanım 3/5