24 Nisan 2017 Pazartesi

Kızıl Dosya - Sir Arthur Conan Doyle


Kızıl Dosya Sherlock Holmes macerasının başlangıcı.Yazar olayları Dr.Watson bakış açısıyla ele aldığından hikaye onunla başlıyor.Sherlock Holmes ile tanışmaları nasıl beraber hareket ettiklerini ve Sherlock'u gözlemlemeleri,hayranlığı.

Bu kitap hikayenin başlangıcı ama başlangıç seviyesinde değildi bence olaylar yüzeysel,basit,saha çabuk çözüme ulaştı.Bence buna da sebep hikaye kitabı olması ve bir kısmının Dr.Watson'u ele alması olabilir.Açılışta umduğum tadı bulamadım ama ilk tanışma ilk heyecan gibi geldi bana sanki ben tanışıyor ben arkadaş oluyormuş gibi hissettim.Sherlock serisini baştan sırayla okumayı düşünüyordum diğer okumak istediğim bir çok gibi duruyorlardı tabi.Buna vesile de 221B dergisi vesile oldu.Bu sene tanıştım dergiyle ve neden diğer sayıları yok diye sızlanıyorum en kısa zamanda onları da almayı istiyorum.Kendileri polisiye içerikli dergi olup türü severlere tavsiye edilir.

Sherlock dizisini de uzun zamandır bekletiyordum kitapları gibi final yapsın bölümler biriksin diye malum bölüm sayıları az.Sanırım filmi de bekleyemeyeceğim kitaplarını okurken dizisini de başlayacağım en kısa zamanda görsel şölen de olursa güzel olucak kitaplarının yanında.

Puanım 4/5

18 Nisan 2017 Salı

Çıplak Ölüm - Nora Roberts


Uzun zaman sonra bir kitap yorumu ile buradayım.Nisan başında okumuş olmama rağmen yorumlanmayı bekliyordu.Çıplak Ölüm ile uzun zamandır merak ettiğim bir seri Eve Dallas serisine başlamış bulunmaktayım.

Dünyayı teknolojinin yönettiği bir zaman ve yerde, insan yüreğini hala karşı konulamayan bir dürtü yönetmektedir: Tutku.
New York polis departmanından teğmen Eve Dallas acımasız bir katilin peşindedir. Polis olarak çalıştığı on yıldan uzun süre içinde pek çok şeye tanık olmuştur ve hayatta kalmanın içgüdülerine bağlı olduğunu çok iyi bilmektedir. Yine de İrlandalı bir milyarder ve Eve'in soruşturduğu vakanın şüphelilerinden biri olan Roarke'la ilişkiye girmemesini söyleyen her türlü iç ve dış uyarıyı hiçe sayar. Oysa tutku ve baştan çıkarmanın da kendine özgü kuralları vardır. Eve, bağımlılığa dönüşen bir tutkuyla istediği adamın kollarına atılarak büyük bir riske girmektedir.

Kitaba dair umutlarım çok fazlaydı.Çok büyük bir beklentilerle başlamıştım ondan oldu sanırım.Ama normal bir polisiye olduğunu gördüm.Ama seri olması olayını çok  beğendim o yönden bir artı.Dizi izler gibi okuyacağımı düşünüyorum.Evet normal polisiye ama diğerlerinden bence bir yönle ayrılıyor olaylar arka planda çözülüyor sosyal ilişkiler daha ön planda Eve Dallas'ın hayatı,kurduğu ilişkiler filan arka plan olarak onun mesleğini icra etmesini okuyoruz.Eve hırslı,kendi ayakları üstüne durabilen zaman zaman kararsız olsa da güçlü bir yapısı olan bayan bir dedektif.Birde Roarke var ki dedektif değil bu adam ünlü bir iş adamı.Bu karakteri hem sevdim hem de sevmedim.Yeri geldi mi hatta çoğu zaman kibar düşünceli adamın çok saçma yerlerde sert adam olma arzusu içinden çıkıyor " Allahın cezası" gibi sözcükler ağzından dökülüyor.Karakterin bu yanını hiç sevmedim.

Kitap 2058 yılında geçiyor yazıldığı tarihe göre çok ileri bir yıl ve ileri bir teknoloji var içinde.Kitapta beni en çok acaba ileride de öyle mi olucak ki dedirten şey fahişeliğin yasal olması hatta lisanslı fahişeliğin olması.Bunu düşündüm birde sonunda ortaya çıkan insanı şoka uğratan gerçeğin yıllar geçse de teknoloji ya da zaman değişse de bazı şeylerin değişmeyeceğini insanlarla alakalı olduğunu gördüm.

İlk kitabı ekitap olarak okuduğum için memnunum çok fahiş fiyatlara satılıyor bulunamadığından eğer o kadar para verseydim ilk kitaba ya da seriye olsun pişman olurdum.Seriyi okudukça daha çok içine gireceğimden,daha çok seveceğimi düşünüyorum yine de eskilerden bir eser olması bile beni memnun etti.Ve Nora Roberts'in ilk kitap için çarpıcı bir konu bulmuş olması.

 Puanım 4/5

14 Nisan 2017 Cuma

Dizi | PRISON BREAK


Uzun zamandır aklımda olan bir yazı dizisi ile buradayım.Hala takip ettiğim ve hazır bitirmiş olduğum bir çok dizi olduğundan yazılarını yazmak istedim.Evet bazıları yabancı dizi severlerin mutlaka izlemiş hatta bitirmiş oldukları diziler.Ama blogumda bulunsun istedim filmler hakkında yazdıklarım gibi.Nasıl olsa burası benim sanal günlüğüm.Açılışı da ilk yabancı dizim olan Prison Break ile yapmak istedim.


Prison Break'ı bundan beş altı sene önce izlemiştim sanırım.Dayım aklıma sokmuştu gazete mi ne veriyormuş Star tv mi ne yayınlacakmış öyle bir şeydi.Cnbc-e'den bir çok dizi izliyordum akşam üstleri ya da hafta sonları ama hiç baştan sonra izlediğim bir yapım olmamıştı.Sonra bende araştırdım izlediğim bağlandım bitirdim.

Dizinin konusu idama mahkum edilen abisini Lincoln Burrows'u kaçırmak için kasıtlı olarak hapse giren Michael Scofield'un macerasını konu alıyor.Aşağıdaki resimde tutuklu yargılandıkları Fox River hapishanesi.Star tv de yayınlandığı zamanda adı Büyük Kaçış olarak çevrilmişti.Acayip sürükleyici ve merak uyandırıcı bir dizi.


Aslında her bir bölümü 45 dakika olan dizi 4 sezon ve 80 bölümden oluşuyordu ama bu sene Prison Break:Sequel adında 5.sezon başladı.Onu da güncel takip ediyorum şuan için güzel başlangıç yaptılar.İlkini izleyenler finalinden dolayı adeta merak uyandırıcı şekilde başladı nasıl bağlayacaklar merak ediyorum doğrusu.Dizinin finali ile ilgili şöyle bir durum var 4.sezon final ama ardından hemen öncesini anlatan final özel bölümü yayınlandı eğer öncesini izleyip sonra final izlemek isterseniz özel bölümü öne alın yok istemezseniz ben ilk finali görüyüm ne olduğuna sonra bakarım derseniz normal takılın.

Dizi zaman zaman of yeter büyük kurtarıcımız oldun Michael Scofield her şeyi de sen mi yapmak zorundasın başa mı döndük dedirtse de güzel diziydi.Dizi de bir çok yan karakter de var ama yazmak istemiyorum izlenerek keşfedilesi.Son olarak gerilim,macera aksiyon ve tabi ki sürükleyicilik arayanlar için güzel bir tercih Prison Break.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Haftanın Filmleri #10


Hadi biraz filmlerden bahsedelim sanki hiç konuşmamışız gibi.Geçen senden itibaren Imdb listesinden bir çok merak ettiğim filmleri izledim yine baya baya izlemediğim var ya izlemediğim tarz ya da baya eski ondan arada yine takılsam da artık kafama göre takılıyorum.

  • Zafere Doğru 2006 
Yine ırkçılığı konu alan bir film.Kız basketbol takımının koçluğunu yapan Don koça bir gün bir yerden teklif gelir.Koç teklifi kabul eder ama bütçe neredeyse hiç yok gibidir.Zor şartlar altında oyuncu aramaya başlar ve gözüne siyahi oyunları kestirir bütçe yok ama ikna etmek hiç de kolay değildir.Onun için ten renklerinin önemi yoktur yeter ki iyi oyuncu olsunlar.Filmi büyük bir keyif alarak izledim hatta yer yer heyecanlandım basketbolda hep öyle olurum zaten.Gerçek bir hikayeden uyarlama bu film."Zenciler basketbolun geleceği olacakmış gibi  konuşuyorsun "diyor yardımcısı ve insan ne sandın der gibi tebessüm etmeden kendini alamıyor.
  • Arizona Rüyası 1993
Johnny Depp hayranı olarak bütün filmlerini izlemek gibi bir hedefim var.Arizona Rüyası 'nın yorumları ikiye ayrılıyor Johnny severler beğeniyor sevmeyenler pek anlayamıyor.Ben ilk gruptanım bir işte o varsa evet film biraz absürd ama beğendim.Biraz da film benim rüyalarıma benziyor anneme anlatırım hep nerede saçma şey var onu görürsün der.Bu filmi nasıl anlatacağımı bilmiyorum.Çok farklı değişik bir filmdi ve tavsiyem film izlemeyi sevenler ya da Johnny severler izlesin.
  • Müttefik 2016 
Bay ve Bayan Smith ile başlayan aşk bu filmle biter.Ki aslında Bay ve Bayan Smith ile de başka bir ilişki bitmişti.Ne derler yuva yıkanın yuvası olmazmış.Bu kadar gırgır sonrası filme gelelim.Konusu adından da anlaşılacağı üzere ikinci dünya savası sırası iki istihbarat ajanının hayatını anlatıyor.Ve tabi ki işin içinde aşk da var hatta aşk daha ön planda gibi.Brad'in filmleri genel olarak iyi olur zaten bu filmi de öyleydi.Bayan oyuncu Marion'un oyunculuğunu da beğeniyorum duyguları çok güzel yansıttığını düşünüyorum filmlere yakışan bir yüzü var.Gereksiz film açılışı dışında iyiydi yani animasyon vari olduğu belli olduğu için öyle diyorum.
  • Annapolis 2006
Vay ben uzun zaman oldu Franco seni izlemeyeli gerçi en son geçen yaz bir filmini izlemiştim adı Buraya Kadar'dı absürd komedi severlere kesinlikle tavsiyemdir.Bu filmin konusu da hayali Deniz Piyadesi olmak isteyen bir genci izliyoruz.Filmin bir yorumda klişeleri barındıran bir film yazsa da ben James Franco'yu izlemekten büyük bir keyif aldım.Hatta dedim neden daha çok filmini izlemiyorum ki.

9 Nisan 2017 Pazar

Cinder - Marissa Meyer


Konusunu alıntı yapıcaktım ama boş verin.Az çok tahmin edersiniz ki bu modern zamanların Külkedisi masalı.Birde konusunda biraz ipuçları var ondan eklemedim.

Yeni Pekin'e hoşgeldiniz.Burada hayal edebileceğiniz bütün teknoloji var hologram yayınları hareket eden sizinle konuşan androiler,yarı insan yarı robot sayborglar ve tabi ki hepimizin hayali olan jetgillerin uçan araba teknolojisi.Okurken külkedisi masalının modern halini okuyacağımı düşünüyordum ama öyle olmadı.Evet orjinaline sadık kalınmış ama aynı zamanda çok güzel de kurgu yapmış yazar.Bu benim çok hoşuma gitti hatta seri yapmış ve nasıl birbirine bağlayacak gerçekten merak ediyorum.

Kitabı çok beğendim uzun zamandır diğer kitaplardan alamadığım tadı aldım diyebilirim.Bir çok kişi bu kitabı beğenmeyip devam kitaplarının daha güzel olduğunu hatta seri hatrına bu kitabı okumaya zorladıklarını okumuştum ama bana öyle olmadı.Teknolojiyi seviyorum her ne kadar eski aşığı bir insan olsam da bilgisayarım filan benim sevgilimdir.Belki de ondan bu derece sevdim kitabı.

Cinder'in yardımcı bir androidi var ya o kadar eğlenceli ki konuşmaları filan çok sevimliydi.Külkedisi masalı dedik tabi ki prens de var Prens Kai,nasıl iyi yürekli bir prens birde yakışıklı ha.Akıcı,eğlenceli bir kitap Cinder.

Küçük kardeşiniz mi var,orta okula filan giden kitap mı almak istiyorsunuz bence çok güzel bir tercih olur Cinder.İçinde o yaştaki çocuklara uygun olmayan bir şey yok.Benim çok beğeniyle okuduğum bir kitap oldu ikinci kitabını en kısa zamanda okumak istiyorum umarım onu daha da çok severim.

Puanım 5/5